Bana Casus Diyorlar ANA ! Sıkışıp kaldım… Nefes alamıyorum Her yer karanlık Kaçamıyorum Dünya hani çok büyüktü Neden sığamıyorum Oysa düşlerim vardı barışa dair Düşlerim vardı adaletten yana Ve...
Ve saat 12:00 gösterdiğinde zorla yatağında kalkmaya çalıştı. Dün sabah kadar uyumaması ve soğukta kalması onu halsizleştirmişti. Alışkanlık hale getirdiği sabah kahvesini hazırlayıp içti ve...
Önündeki kağıtlara bir an dalıp gittiğini fark etti. Elindeki sigara kendi kendisine sönmüştür. Başını pencereye doğru çevirdi ve yağan karın yağışında yok olarcasına seyredilişe daldı....
O anın nasıl olacağını hep hayallerinde yaşatan ve uzun süre onu bekleyen kız şimdi tam da o anla karşı karşıyaydı. Kimdi bu adam? Onun hayatına...
Ellerini pantolonun cebine soktu, parmak uçların dışarıya doğru yansıttı, başını omzuna yasladı ve gülümseyerek bakmak istedi yaşadıklarına ve yaşayamadıklarına. Kendinsin rüzgara vermek istedi. Dilleri ve dudakları düşledi. O...
Bir doğum günü partisiydi. Kız heyecanlar içinde yeni bir yaş gününü kutlayacaktı. Sevdiği arkadaşlarını davet etmişti. Bir de davet edemediği arkadaşları vardı. Doğum günlerinin neşeli geçmesini isterdi...
Kendi evinde karmaşık düşünceleri ile yine baş başa kalmıştı. Gülümsedi ve sigarasının izmariti ile yeni bir sigara yaktı. Beyaz kağıtları kokladı. Kalemi eline aldı ve...
yine yalnız kalacaktı. Yine tek başına sürdürecekti yaşan tüm karmaşıklığın. Simge Genç Adam’ın karmaşık ve belirsiz yaşamına ne kadar dayanabilirdi ki! Ama yine de bir...
Heyecanlıydı. Sabah erkenden kalkmış, banyo yapmış ve günler sonra tıraş olmuştu.Aynanın karşısına geçip saçlarını dağınık bir şekilde taramıştı. Bu gün, yıllar sonra beklediği geliyordu. Hava...
Yeni yüzler ve yaşama girmeye başlayan ifadeler. Alışık değildi genç adam bunlara. Yaşamına girmek isteyenler her zaman kuşkular ve meraklar taşımışlardı. Ancak girdikten sonra çıkmak...
Yaşama dair güzel ve unutulması zor olan anıları bir tarafa bıraktı ve işe koyuldu. Yaşamın felsefi notlarını boş vereli çok olmuştu. Yazma zamanıydı. Kaç gündür...
Belki içlerindeki en mutlusu Murat olmuştu. Sevdiği bir mesleği vardı. Düzenli olarak düşünsel dergilere makaleler yazmaktaydı. Yaşadığı kasana küçük olsa da orada geniş bir dünya...
Kendi elleri ile büyütüyordu yaşamın kırılgan anlarını. Yaşama karşı hiçbir zaman acımasız olmamıştı. Aslında bunu becerememişti. Ve kendisini her zaman beceriksiz bir acılarla ve acımalarla...
elindeki mektubu gülümseyerek okuyordu. kalabalıklar dünyasında yaşayan ve orda da rahat etmek istemeyen bir parçasıydı belki mektubu yazan. genç adamla tanrısızlık üzerinden her zaman çatışmalar...
çizgilerin, yazıların, umutların, bakışların ve yalnızlıkların somutlaşmasını düşünerek yeni bir yol ile karşı karşıyaydı. sadece kendisi için ve kendi iradesi içerisinde bunları kavramak ve anlamlandırmak...
Ruhunu dinllendirip sonsuza kadar uyumak istiyordu. Ne kadar dayanabilecekti bu kadar acıya. Var olmasını acıları üzerine kurmak isteyen genç adam artık yaşamdam ne kadar...
Elinde bitmiş sıgarası vardı. Elini çenesine koymuş masumca oturuyordu. karşısında ise kadınlığını keşf etmeye çalışan genç bir kız. çıplaklığı ile öylesine, masum ve sexi genç...
Ve karanlıklar, bitmek bilmeyen uzun bunalım süreçleri. Bazen kendi bunalımlarının yarattıklarını yazdığını düşünüyordu. Onları somutlaştırarak, onlardan kurtulacağını düşünürdü bazen. Ve yazma anları, başlarken sevgilisini...
Susup da yazmak istedi ona rastlayan tüm trajedileri, odasında müzik dinliyordu, müzikten dağılan notaları içinde bir yerlerdeki boşluğuna yerleştiriyordu, bir an çok yaşlandığını hissetti, tarih...
İçindeki korkuları yenmek istiyordu, odasının havası ağırlaşırdı onun beyninden geçen cümlelerden, bir zamanlar parmaklarını sessizleşmesine kadar yazmak istemişti, şimdi masaya oturup yazmak zamanıydı, ama içinde...
Yine sabah kahvaltı yapmadan sigarasın yaktı. Bu günün onun için hiç iyi olmayacağı belliydi. Midesini ve ciğerlerini kötü kokulara bırakmıştı. Bile-bile acıyı ruhuna yansıtmak...
Ama yazmaya mecburdu. Var olmak için yazmalıydı. Son şansını böylesine çaresizce geçiremezdi. Kendine anlattığı yaşamsal denemeyi kaleme almalıydı. Var olmanın ötesinde yaşamın ne olduğunu ve...
Çaresizlik denizinde boğuluyordu, sağ kolundaki sızıdan bir şiir tadında yazı doğacak gibi his etti kendini, yazdı, sızlayarak ... Uzanıp mor düşlerine daldı, yine yüksekte...